İKİ YÜZLÜ SİYASET

 Yabancı devlet adamlarının, milletvekillerinin, senatörlerin ve sefirlerin; yurtiçinde ve yurtdışında kimlerle görüştüğünü, kimleri kimlere karşı bir araya getirmeye çalıştığını artık hep birlikte gördük. Türkiye’de hangi partilerin yan yana tutulmak istendiğini, kimlerin seçtirilmesi için çaba harcandığını da…
Aynı merkezden beslendiği anlaşılan bazı siyasiler, satılık kalemler, sokak röportajlarında yönlendirme yapan troller; kendilerine servis edilen mesajları tekrarlayarak küresel güçlere ve Türkiye düşmanlarına hizmet etmektedir. Daha da vahimi, bazı sosyal medya kullanıcıları ne olduğunu bile anlamadan bu mesajları kopyalayıp yaymakta, bu kirli hizmet zincirinin bir halkası hâline gelmektedir.
Üstelik bunu yaparken; “Türk, Atatürk, Milliyetçi, Ötüken, Bozkurt” gibi isimleri profil adı olarak kullanmakta, profil fotoğraflarına Türk büyüklerini, bayrağını ve devlet sembollerini koyarak gerçek niyetlerini gizlemektedirler. Milliyetçi söylemlerle maskelenmiş bu hesaplar, en tehlikeli algı araçlarıdır.
Gelinen noktada şu söz her şeyi özetler:
“Hikâyeyi itten dinlersen aslanı düşman sanırsın.”
Bu yüzden, hikâyenin tamamını öğrenmeden taraf olmamak gerekir. Çünkü bazı insanlar, başkalarını kötü göstermek konusunda gerçekten ustadır.
Peygamber Efendimiz (sas), Medine’ye hicret ettiğinde Yahudilerle bir anlaşma imzalamıştır. Bu anlaşmanın en önemli maddelerinden biri, Medine’ye yapılacak bir saldırıda şehrin birlikte savunulmasıydı. Bu bize şunu gösterir: Vatanı korumak söz konusuysa, inanç farkı gözetmeden ittifak yapılabilir. Çünkü vatan, her şeyin üzerindedir.
“Terörsüz Türkiye” girişimi; terör örgütlerini besleyen dış güçleri ve onların içerideki siyasi uzantılarını rahatsız etmiştir. Bu yüzden yalan haberlerle, çarpıtmalarla ve algı operasyonlarıyla süreci sabote etmeye çalışmaktadırlar. Oysa gerçek nettir: Öcalan serbest bırakılmayacaktır. Pazarlık yoktur, şart yoktur.
Dün FETÖ’ye “dini cemaat” diyerek karşı çıkanlar, terörist olduğu ortaya çıkınca sahiplenmiştir. Dün PKK ile seçim ittifakı yapanlar, bugün silah bırakma söylemi karşısında düşman kesilmiştir. Dün HDP’ye özerklik vaadi verenler, bugün “Terörsüz Türkiye” sürecine dil uzatmaktadır.
Devlet aklını kendi akıllarıyla karıştıran bu çevreler, bugün yaptıklarından yarın pişman olacaklardır. Kent uzlaşısı adı altında yapılan siyasi ittifaklar kazanmış olsaydı; açıklamaları bizzat yapan DEM Parti eş başkanları ve milletvekillerinin sözleriyle, Apo’dan Selo’ya kadar birçok isim serbest bırakılacaktı. Türkiye, eyalet sistemine sürüklenecek, istenen özerklik adım adım hayata geçirilecekti.
Bugün gerçekler; çarpıtmalarla gizlenmekte, yalanlarla haklı susturulmakta, suçlu masumun yerine konulmaktadır. Ancak tarih göstermiştir ki algı geçicidir, hakikat er ya da geç ortaya çıkacaktır.